SEC’den Ripple Tepkisi: İzin Verilenden Daha Fazla Bilgi Talep Ediliyor

XRP’nin yasal statüsüne ilişkin Ripple – SEC davasında yeni bir gelişme yaşandı. SEC, yasal olarak gerekenden daha fazla belge talep ettiğini iddia ederek Ripple’ı kendilerini “taciz etmekle” suçladı.

SEC ve Ripple’ın ek talepleri

Daha önce mahkeme Ripple’a ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’ndan (SEC) alınan bazı belgelere erişim izni veriyordu. Böylece SEC’nin bilgi için belirli e-postalarına erişim sağlanacaktı. Özellikle 19 yetkili ve üç kripto para birimi (BTC, ETH, XRP) ile ilgili bilgilerin araştırılması istenmişti. Ancak SEC, Ripple’ın ilgili ilk kararın ötesinde bilgi aradığı gerekçesiyle Ripple’ın belirli belgelere erişimini engellemeye çalıştı.

SEC, Ripple’ın kendisine bir belge taleplerinden oluşan “upuzun bir liste” sunduğunu söylüyor. Bunlardan bazıları, mahkeme kararına göre, SEC’nin sunması gerekmeyen e-postalarla aynı.

Ripple özellikle SEC’den vakayla ilgili veriler için SEC çalışanlarının kişisel cihazlarını ve yazışmalarını aramasını istedi. SEC aurıca, Ripple’ın kendisinde ilk başta alınan kararda yer almayan 20. yetkili hakkındaki verileri de dahil etmesi için baskı yaptığını söylüyor.

SEC, Ripple’ın “[mahkeme kararının] sınırlamalarını görmezden gelmeye ve belirsiz keşif anlaşmazlıklarında ve belge incelemesinde SEC’yi batırmaya çalıştığı” sonucuna vardı.

SEC’nin iddialarının mahkemede geçerli olup olmayacağı veya mahkemelerin bir kez daha Ripple’ın tarafını tutup tutmayacağı henüz belli değil.

Ripple, anlaşmayı reddediyor

SEC, Aralık 2020’de Ripple aleyhindeki iddialarını sunduğundan beri Ripple, düzenleyici ile anlaşmayı reddetti. Bunun yerine, SEC’nin devam eden XRP token satışlarının, kayıtsız bir menkul kıymet teklifi oluşturduğu yönündeki suçlamalarına itiraz etmeyi hedefledi.

En son SEC’nin Ripple çalışanlarının banka kayıtlarına erişmesi engellenmişti. Bu da kripto şirketi için küçük bir zafere işaret etti. Bununla birlikte her bir taraf açıkça gerekçesini savunuyor, bu da davanın yakın zamanda bir çözüme varma ihtimalinin düşük olduğu anlamına gelebilir.

İyimser olarak bakıldığında, davanın 2021 sonuna kadar sonuçlanabileceğini düşünülüyor. Ancak öte yandan, iki tarafın da sonuçlara itiraz etmesi halinde, davanın 2023’te sonuçlanabileceği düşünülüyor.